Finansal gelişme ve yenilik ilişkisi: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler üzerine ampirik bir inceleme
Tez Türü Doktora
Ülke Türkiye
Üniversite Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Enstitü Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Anabilim Dalı İktisat Ana Bilim Dalı
Tez Onay Yılı 2025
Öğrenci Adı ve Soyadı Serap SOYDAN
Tez Danışmanı DOÇ. DR. SERAP BARIŞ
Türkçe Özet Yenilik firmalar ve ülkeler için rekabet avantajı sağlayan, ayrıca uzun dönemde ekonomik büyümeyi destekleyen temel itici güçlerden biridir. Uluslararası pazarlarda etkili bir şekilde rekabet edebilmek için işletmelerin sürekli olarak yenilik yapmaları ve rekabet avantajlarını yükseltmeleri gerekmektedir. İktisatçılar, uzun zamandır ekonomik büyüme ve verimlilik artışında yeniliklerin önemini vurgulamışlardır. Bu konuda Schumpeter (1911), ekonomik büyüme ve verimlilik artışı sağlayan yeniliklerin finansal gelişmeye bağlı olduğunu belirtmiştir. Ancak ampirik literatürde bu unsurun büyük ölçüde göz ardı edildiği görülmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, finansal gelişme ve yenilik arasındaki ilişkiyi teorik ve ampirik olarak incelemektir. Finansal gelişme ve yenilik arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla 1980-2019 dönem aralığı için IMF'nin yapmış olduğu sınıflandırmaya göre 17 gelişmiş ülke, 14 gelişmekte olan ülke ile toplam 31 ülkenin verileri kullanılarak üç ayrı ülke grubu için panel veri analiz süreçleri ile analiz yapılmıştır. Oluşturulan modelin bağımlı değişkeni yerleşikler için patent başvuru sayısı ve bağımsız değişkeni ise finansal gelişme endeksi olarak belirlenmiştir. Finansal gelişme ile yenilik arasındaki ilişki Parks-Kmenta, Beck-Katz ve Driscoll-Kraay tahmincileri ile Eviews 10 ve Stata 15 paket programları kullanılarak analiz yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda genel olarak finansal gelişme ve yenilik arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü ilişki bulunmuştur.
İlgilizce Özet Innovation is one of the main driving forces that provides competitive advantage for firms and countries and also supports economic growth in the long term. In order to compete effectively in international markets, businesses need to constantly innovate and increase their competitive advantage. Economists have long emphasized the importance of innovations in economic growth and productivity growth. In this regard, Schumpeter (1911) stated that innovations that provide economic growth and productivity growth depend on financial development. However, it is seen that this element is largely ignored in the empirical literature. In this direction, the aim of the study is to examine the relationship between financial development and innovation theoretically and empirically. In order to determine the relationship between financial development and innovation, an analysis was conducted with panel data analysis processes for three separate country groups using data from 17 developed countries, 14 developing countries and a total of 31 countries according to the classification made by the IMF for the period 1980-2019. The dependent variable of the created model was determined as the number of patent applications for residents and the independent variable was determined as the financial development index. The relationship between financial development and innovation was analyzed using Parks-Kmenta, Beck-Katz and Driscoll-Kraay estimators and Eviews 10 and Stata 15 package programs. As a result of the tests, a statistically significant and negative relationship was found between financial development and innovation in general.

Paylaş