| Tez Türü | Tıpta Uzmanlık |
| Ülke | Türkiye |
| Üniversite | Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi |
| Enstitü | Tıp Fakültesi |
| Anabilim Dalı | Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı |
| Tez Onay Yılı | 2026 |
| Öğrenci Adı ve Soyadı | Hamit Can ÖZPOLAT |
| Tez Danışmanı | PROF. DR. HANDAN İNÖNÜ KÖSEOĞLU |
| Türkçe Özet | Giriş ve Amaç Obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS); hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve diyabetes mellitus gibi ciddi kardiyometabolik hastalıklarla ilişkilendirilen, mortalite ve morbidite riski yüksek, heterojen bir patolojidir. Geleneksel olarak OSAS tanısı ve şiddet sınıflandırmasında altın standart kabul edilen Apne-Hipopne İndeksi (AHİ), tek başına hastalığın klinik spektrumunu, hipoksemik yükü ve bireysel riskleri yansıtmada yetersiz kalabilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, OSAS'ın klinik semptomlar, demografik özellikler ve fizyopatolojik mekanizmalar açısından farklı alt gruplara (fenotiplere) ayrılmasının, kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları için kritik bir yol haritası sunduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, uyku merkezimizde izlenen OSAS olgularında; demografik özellikler, komorbiditeler, klinik semptom profilleri ve polisomnografi (PSG) bulgularını (hipoksik yük ve solunum olayı süresi gibi yeni parametreler dahil) analiz ederek kapsamlı bir fenotipik değerlendirme yapmaktır.Gereç ve Yöntem Bu retrospektif çalışma, 01.10.2024-01.10.2025 tarihleri arasında Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Uyku Bozuklukları Merkezi'ne başvuran ve PSG yapılan olguları kapsamaktadır. Çalışmaya, AHİ> 5 saptanarak OSAS tanısı almış, 18 yaş ve üzeri olgular dahil edilmiştir. Hastaların dosya kayıtları, test öncesinde yapılan uyku anketleri ve PSG raporları incelendi. Hastaların, demografik verileri (yaş, cinsiyet), antropometrik verileri (vücut ağırlığı, boy), OSAS ilişkili semptomları (gündüz aşırı uyku hali, sabah yorgun uyanma, baş ağrısı, insomnia vb..), komorbiditeleri (kardiyovasküler hastalık, obstrüktif akciğer hastalığı vb..), kullandıkları ilaçlar, daha önceden OSAS tanısı konulup konulmadığı ve bu tanıya yönelik herhangi bir tedavi alıp almadığı yönünde elde edilmiş olan bilgiler, hasta anketlerinden okunarak kaydedildi.Tüm gece PSG kayıtları ALICE 6 cihazı ile gerçekleştirilmiş; uyku evreleri ve solunumsal olaylar American Academy of Sleep Medicine (AASM) kriterlerine göre skorlanmıştır. Olgular yaş gruplarına (genç: 18-35, orta: 36-64, yaşlı: ≥65), cinsiyete ve Vücut-Kitle İndeksi sınıflamasına göre gruplandırılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca semptom varlığı (GAUH, insomnia, sabah yorgunluğu vb.), komorbid hastalık varlığı (kardiyovasküler hastalık, obstrüktif akciğer hastalığı vb..), PSG parametreleri (AHİ, hipoksik yük, T90, ortalama apne-hipopne süresi) üzerinden fenotipik analizler yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde SPSS 27.0 programı kullanılmıştır.Bulgular Çalışmaya dahil edilen 886 olgunun %71,4'ü erkek, %28,6'sı kadındır; örneklemin yaş ortalaması 47,9, VKİ ortalaması 31,89'dur. AHİ sınıflamasına göre olguların %49,5'i ağır OSAS grubunda yer almaktadır. Komorbiditeler incelendiğinde; kardiyovasküler hastalık (%48,0), hipertansiyon (%39,5) ve diyabet (%26,0) en sık görülen ek hastalıklardır. Semptom profilinde sabah yorgunluğu (%78,6) ve unutkanlık (%71,7) ön plandadır.Cinsiyet Temelli Bulgular: Kadın olguların erkeklere göre daha ileri yaşta (51,02 vs 46,66) ve daha yüksek VKİ'ye (33,78 vs 31,14) sahip olduğu saptanmıştır. Kadınlarda komorbidite yükü (hipertansiyon, astım, psikiyatrik hastalıklar) erkeklerden anlamlı derecede yüksektir (p<0.001). PSG Temelli Bulgular: Erkeklerin AHİ (32,6 vs 22,1), ODİ, hipoksik yük ve solunum olayı süreleri kadınlardan anlamlı olarak daha yüksektir. Erkekler apne ağırlıklı ve supin baskın bir fenotip sergilerken, kadınlarda hipopne, uykuya dalma ve sürdürme problemleri (insomnia %39,7 vs %21,8) daha belirgindir.Yaş Temelli Bulgular: Yaş ilerledikçe AHİ değerinin arttığı (Genç: 21,9, Yaşlı: 46,2) görülmüştür. Yaşlı grupta ağır OSAS oranı (%71,1) diğer gruplardan anlamlı yüksektir. Ayrıca yaşlılarda ortalama apne-hipopne süresi (18,38 sn), hipoksik yük ve T90 değerleri anlamlı derecede daha yüksek; ortalama ve minimum oksijen satürasyonu ise daha düşük bulunmuştur. Kardiyovasküler hastalık oranı yaşlılarda %85,5 ile en yüksek seviyededir.VKİ Temelli Bulgular: VKİ arttıkça OSAS şiddeti progresif olarak artmaktadır (Morbid obez AHİ: 45,3). Obez olgularda hipoksi ağırlığı daha fazla ve toplam apne-hipopne süresi daha uzundur. Ayrıca obezite derecesi arttıkça uyku latansı kısalmaktadır.Semptomatik Fenotipler: Olguların %57,9'unda GAUH saptanırken, %42,1'inde bu şikâyet bulunmamaktadır. GAUH olan olgularda gece boyunca daha ağır hipoksi (yüksek T90, düşük ortalama O2) ve daha uzun toplam apne-hipopne süreleri izlenmiştir. İnsomnia ise kadınlarda ve obez olgularda daha sık görülmekte olup, bu fenotipin hipertansiyon, diyabet ve psikiyatrik komorbiditelerle yakın ilişkisi saptanmıştır.Sonuç Bu çalışma, OSAS'ın klinik ve polisomnografik açıdan son derece kompleks bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınlar; ileri yaş, yüksek obezite oranı, belirgin semptom yükü ve yüksek komorbidite (sistemik-psikiyatrik) ile karakterize özgün bir fenotip sergilemektedir. Yaşlı hastalar, daha az subjektif semptoma rağmen en ağır OSAS ve hipoksi yüküne sahiptir. Erkekler ise tüm yaşlarda kadınlara göre daha ağır hipoksi ve uzun solunum olayları ile seyreden bir fenotip göstermektedir. Sonuç olarak, AHİ temelli yaklaşımın ötesine geçilerek; yaş, cinsiyet, obezite ve semptom yükü gibi fenotipik özelliklerin dikkate alınması, OSAS yönetiminde kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinin belirlenmesi ve sağlık sonuçlarının optimize edilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. |
| İlgilizce Özet | Introduction and ObjectiveObstructive Sleep Apnea Syndrome (OSAS) is a heterogeneous disorder associated with serious cardiometabolic diseases such as hypertension, coronary artery disease, and diabetes mellitus, and carries a high risk of mortality and morbidity. The Apnea-Hypopnea Index (AHI), traditionally accepted as the gold standard for the diagnosis and severity classification of OSAS, may be insufficient alone in reflecting the full clinical spectrum of the disease, hypoxemic burden, and individual risks. Recent studies have demonstrated that classifying OSAS into different subgroups (phenotypes) based on clinical symptoms, demographic characteristics, and pathophysiological mechanisms provides a critical roadmap for personalized treatment approaches.The aim of this study is to perform a comprehensive phenotypic evaluation in OSAS patients who were followed in our sleep center, by analyzing demographic characteristics, comorbidities, clinical symptom profiles, and polysomnography (PSG) findings, including novel parameters such as hypoxic burden and respiratory event duration. Materials and MethodsThis retrospective study included patients who were admitted to the Sleep Disorders Center of Tokat Gaziosmanpaşa University Faculty of Medicine between 01.10.2024 and 01.10.2025 and underwent PSG. Patients aged ≥18 years who were diagnosed with OSAS with AHI >5 were included in the study.Patient records, pre-test sleep questionnaires, and PSG reports were reviewed. Demographic data (age, sex), anthropometric data (body weight, height), OSAS-related symptoms (excessive daytime sleepiness (EDS), waking up tired in the morning, headache, insomnia, etc.), comorbidities (cardiovascular disease, obstructive lung disease, etc.), medications, previous OSAS diagnosis, and prior treatment status were recorded from patient questionnaires. All-night PSG recordings were performed using the ALICE 6 system, and sleep stages and respiratory events were scored according to the American Academy of Sleep Medicine (AASM) criteria. Patients were grouped and compared based on age groups (young: 18–35, middle-aged: 36–64, elderly: ≥65), sex, and body mass index (BMI) classification.Phenotypic analyses were conducted based on symptom presence (EDS, insomnia, morning fatigue, etc.), comorbidity status (cardiovascular disease, obstructive lung disease, etc.), and PSG parameters (AHI, hypoxic burden, T90, mean apnea-hypopnea duration). Statistical analyses were performed using SPSS version 27.0.ResultsOf the 886 patients included in the study, 71.4% were male and 28.6% were female; the mean age was 47.9 years and the mean BMI was 31.89 kg/m². According to AHI classification, 49.5% of the patients were in the severe OSAS group.Regarding comorbidities, cardiovascular disease (48.0%), hypertension (39.5%), and diabetes mellitus (26.0%) were the most common. In the symptom profile, morning fatigue (78.6%) and forgetfulness (71.7%) were the most prominent findings.Sex-Based Findings: Female patients were found to be older than males (51.02 vs 46.66 years) and had higher BMI values (33.78 vs 31.14 kg/m²). The comorbidity burden (hypertension, asthma, psychiatric disorders) was significantly higher in females than in males (p<0.001).PSG-Based Findings: Males had significantly higher AHI (32.6 vs 22.1), oxygen desaturation index (ODI), hypoxic burden, and respiratory event durations compared to females. Males exhibited an apnea-dominant and supine-predominant phenotype, whereas hypopnea, sleep initiation and maintenance problems (insomnia: 39.7% vs 21.8%) were more prominent in females.Age-Based Findings: AHI increased with advancing age (Young: 21.9, Elderly: 46.2). The prevalence of severe OSAS was significantly higher in the elderly group (71.1%). Additionally, mean apnea-hypopnea duration (18.38 seconds), hypoxic burden, and T90 values were significantly higher in the elderly, while mean and minimum oxygen saturation levels were lower. The prevalence of cardiovascular disease was highest in the elderly group (85.5%).BMI-Based Findings: As BMI increased, OSAS severity progressively increased (morbid obesity AHI: 45.3). Obese patients had a greater hypoxic burden and longer total apnea-hypopnea duration. Additionally, sleep latency decreased as the degree of obesity increased.Symptomatic Phenotypes: Excessive daytime sleepiness (EDS) was present in 57.9% of patients, while 42.1% did not report this symptom. Patients with EDS exhibited more severe nocturnal hypoxia (higher T90, lower mean oxygen saturation) and longer total apnea-hypopnea durations. Insomnia was more frequent in females and obese patients, and this phenotype was found to be closely associated with hypertension, diabetes mellitus, and psychiatric comorbidities.ConclusionThis study demonstrates that OSAS has a highly complex clinical and polysomnographic structure. Female patients exhibit a distinct phenotype characterized by advanced age, higher obesity rates, pronounced symptom burden, and increased systemic and psychiatric comorbidities. Elderly patients, despite fewer subjective symptoms, have the most severe OSAS and hypoxic burden. Males, on the other hand, demonstrate a phenotype characterized by more severe hypoxia and longer respiratory events across all age groups.In conclusion, moving beyond an AHI-based approach and considering phenotypic characteristics such as age, sex, obesity, and symptom burden is of critical importance for determining personalized treatment strategies and optimizing health outcomes in OSAS management. |