| Proje Türü | Yükseköğretim Kurumları Tarafından Destekli Bilimsel Araştırma Projesi |
| Proje No | 2019/89 |
| Proje Sahibi Kurum | Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi |
| Proje Durumu | Tamamlandı |
| Başlangıç Tarihi | 07-10-2019 |
| Bitiş Tarihi | 25-10-2021 |
| Anahtar Kelimeler | Valproik asit, biyosensör, epilepsi, anti-epileptik |
| Özet | Önerilen bu proje epilepsi tedavisinde kullanılan geniş spektrumlu bir anti-epileptik ilaç olan valproik asit (sodyum valproat) tayini için biyosensör geliştirilmesini hedeflemektedir. Kronik bir hastalık olan epilepside uzun dönem, bazı durumlarda ömür boyu anti epileptik kullanımı gerekmektedir. Bu nedenle seçilecek tedavide etkinliğin yanı sıra kısa ve uzun dönemde görülecek yan etkileri de göz önünde bulundurulmalıdır ve kullanım süresince takibi önem arz etmektedir. Valproik asit epilepsi tedavisinde tüm nöbet tiplerinde en etkili ve geniş spektrumlu etkiye sahip olan anti epileptiklerden biridir. Dünya genelinde en çok kullanılan anti epileptiklerden biri olup, gün geçtikçe de kullanımı artmaktadır. Valproik asit kullanan hastalarda ilacın kan dolaşımında bulunan miktarını belirlemek ve tedavi edici kan konsantrasyonunun korunup korunmadığını anlamak için valproik asit testi yapılır. Valproik asidin kanda bulunması gereken normal değer aralığı 50 - 100 µg/ml'dir. İlacın kandaki düzeyi bu aralığın altında ise yeterli tedavi edici etkinlik sağlanamaz. Bunun tam tersine, ilaç yüksek miktarda bulunursa bu kez de faydadan çok zarar getirmekte ve ilaç toksik etki göstermekte ve istenmeyen olumsuz yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Genellikle valproik asit düzeyi tedavi edici sınırlarda ise hastada nöbet tekrarlamaları, duygu durum dalgalanmaları olmaz, ya da hastada anlamlı yan etkiler oluşmaz ve hastanın yeterli miktarda valproik asit kullandığının bir göstergesi olur. Düşünülen bu Ar-Ge projemiz kapsamında geliştirilecek olan biyosensör, valproik asitin kanda istenen seviyelerde olup olmadığını tespit edecek ve kandaki valproik asit düzeyinin belirlenmesini sağlayacaktır. Bu vesile ile epilepsi gibi vücutta kalıcı hasarlar bırakabilme potansiyeli yüksek olan kronik bir rahatsızlığın kontrolünde hastalara büyük faydalar sağlayacaktır. Hastaların elde edecekleri sonuçlar epilepsi nöbetlerinin azaltılmasını, ilacın kişide yaratacağı olası yan etkilerin en aza indirgenmesi için gerekli tedbirlerin önceden alınmasını sağlayacak ve hastaların yaşam kalitesini yükseltecektir. |