İki Savaş Arası Dönemde Türkiye'nin Tehdit Algısı ve Güvenlik Politikaları
Tez Türü Doktora
Ülke Türkiye
Üniversite Ankara Üniversitesi
Enstitü Sosyal Bilimler Enstitüsü
Anabilim Dalı Uluslararası İlişkiler
Tez Onay Yılı 2025
Öğrenci Adı ve Soyadı Yasin GÜLYÜZ
Tez Danışmanı Prof. Dr. Melek Melahat Fırat
Türkçe Özet Bu tez, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923-1939 yılları arasındaki dönemde, güvenlik politikalarını, iç ve dış tehdit algısındaki dönüşüm temelinde analiz etmektedir. Tezin temel problemi, yeni kurulan bir devlet olarak Türkiye'nin, İki Savaş Arası dönemin karmaşık ve güvenliksiz uluslararası ortamında, hangi tehditleri ne zaman önceliklendirdiği ve bu tehditlere karşı nasıl güvenlik politikası geliştirdiğidir. Tezin temel savı, Türkiye'nin güvenlik politikalarının durağan bir statükoculuktan ziyade, iç ve dış tehditlere göre konumlanan, rasyonel ve reaktif bir anlayışa dayandığıdır. Bu doğrultuda 1923-1932 yılları arasındaki dönem, iç tehditlerin güvenlik ve dış politikayı belirlediği "Yurtta Sulh dönemi", 1932-1939 yılları arasındaki dönem ise, dış tehditlerin öne çıktığı ve güvenlik politikalarında belirleyici olduğu "Cihanda Sulh dönemi" olarak ele alınmıştır. Tezde nitel doküman analizi yöntemi kullanılmış, zabıt cerideleri, diplomatik belgeler, dışişleri raporları, dönemin basını ve resmi yayınlardan oluşan birincil kaynaklar, çağdaş literatürle desteklenmiştir. Bulgular, 1923-1932 yılları arasındaki dönemde, Türkiye'nin dış politikasını ve güvenlik anlayışını belirleyen ve sınırlayan olgu iç tehditlerken, 1932-1939 yılları arasında dış tehditlerin, güvenlik politikalarının belirleyicisi olduğunu göstermektedir. Buna göre, Türkiye, iç tehditlerle mücadele etmek zorunda kaldığı ilk dönemde, temkinli ve mümkün olduğunca çatışmadan uzak kalmaya çabalayan bir dış politika izlemiş fakat ikinci dönemde dış tehditlerin ciddiyetini artırmasıyla kolektif güvenlik, bölgesel güvenlik antlaşmaları, ikili-çok taraflı güvenlik garantileri, ittifak ve kendi gücüne dayanma gibi çok boyutlu güvenlik mekanizmalarını devreye sokmuştur. Tez, Türkçe literatürde çoğunlukla kabul gören, Türkiye'nin statükocu bir dış politika izlediği görüşüne, güvenliği söz konusu olduğunda dile getirdiği revizyon taleplerinin yerine getirilmesi için çeşitli politika araçlarını devreye soktuğunu iddia etmektedir. Tezin amacı, Türkiye'nin bu dönemde izlediği güvenlik politikalarının, tehditlerin iç ve dış olarak değişiminin etkisinde geçirdiği dönüşümün ardındaki mantığı, iç ve dış dinamiklerle birlikte değerlendirmek ve tehdit-güvenlik ilişkisinin dış politikadaki etkisini ortaya koymaktır.
İlgilizce Özet This thesis examines the security policies of Türkiye between 1923 and 1939, focusing on the transformation of internal and external threat perceptions. The main problem of the thesis is that, as a newly established state, Türkiye, in the complex and insecure international environment of the Interwar period, prioritized which threats and when, and how it developed a security policy against these threats. The core argument of the thesis is that Türkiye's security policy was not shaped by passive status quo thinking, but by a rational and reactive approach that adapted to internal and external threats. Accordingly, the period between 1923 and 1932 is defined as the "period of Peace at Home", during which domestic threats shaped both security and foreign policy. The period from 1932 to 1939 is characterized as the "period of Peace in the World", marked by the predominance of external threats in determining security policy. The thesis employs qualitative document analysis, using primary sources such as parliamentary proceedings, diplomatic correspondence, foreign ministry reports, contemporary press, and official publications, supported by the relevant scholarly literature. Findings reveal that while domestic threats constrained and shaped Türkiye's foreign and security policy in the first period, external threats became the primary determinant of security strategies in the second period. In response, Türkiye adopted a cautious and conflict-averse foreign policy during the first phase, but in the latter phase, as external threats escalated, it activated a multilayered security framework involving collective security, regional security alliances, bilateral and multilateral security guarantees, and self-reliance. Challenging the commonly accepted view in the Turkish literature that Türkiye followed a strictly status quo-oriented foreign policy, the thesis argues that Türkiye employed various policy instruments to pursue its revisionist demands when national security was at stake. The aim of the thesis is to explore the rationale behind Türkiye's shifting security policies during this period by analyzing the impact of internal and external dynamics, and to reveal how the evolving threat--security nexus influenced Turkish foreign policy.
Pdf İndir

Paylaş