Lokmân Sûresi 20. Âyet Bağlamında Allah’ın Zâhir ve Bâtın Nimetleri   
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Enver BAYRAM Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale
Makale Alt Türü Ulusal alan endekslerinde (TR Dizin, ULAKBİM) yayınlanan tam makale
Dergi Adı Tokat ilmiyat dergisi
Dergi ISSN 2717-6134
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe
Basım Tarihi 06-2020
Cilt No 8
Sayı 1
Sayfalar 253 / 275
Makale Linki https://dergipark.org.tr/tr/pub/ilmiyat
Özet
Bu çalışmada Kur’ânî kavramlardan biri olan nimet kelimesi ele alınmaktadır. Bu bağlamda Allah’ın insana zâhir ve bâtın nimetler vermesi üzerinde durulmaktadır. Bu husus, müfessirlerin söz konusu kavramlara ilişkin açıklamaları esas alınarak incelenmektedir. Bu minvalde müfessirler bu nimetlerin neler olduğu hususunda kafa yormuşlar; nelerin zâhir, nelerin bâtın nimetler olduğuna yönelik beyanlarda bulunmuşlardır. Onlara göre bilip algılayabildiğimiz nimetler zâhir, bilemediğimiz ve algılayamadığımız nimetler de bâtın nimetlerdir. Nitekim Kur’ân’da da ifade edildiği üzere Allah insana birçok nimet vermiştir. Bunlardan bir kısmı zâhir nimetler iken diğer kısmı bâtın nimetlerdir. Ancak Kur’ân nelerin zâhir, nelerin bâtın nimetler kapsamında yer aldığını ifade etmemektedir. Çalışmamızda nelerin bu kapsama dâhil edilebileceği üzerinde durulmaktadır. Nimet, insana yaratıcısını tanıma ve bilme imkânı sunar. Bunun sonucunda insan ya nimeti verene şükrü ya da nimete karşı nankörlüğü tercih eder. Aynı zamanda nimet Allah’a şükretmesini de insana hatırlatır. Bu nedenle insanın dünya ve ahiret hayatında mutlu ve huzurlu olması ancak bu nimetlere karşı yapılan şükürle mümkün olabilir.
Anahtar Kelimeler
Tefsir | Kur’ân | Nimet | Şükür | Nankörlük.
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları
TRDizin 1

Paylaş