Mezhepler Arasında İntikal Bağlamında Osmanlı’da Teşeffu’ ve Yasaklanmasına Dair Bazı Tespitler    
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Ahmet İNANIR Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale
Makale Alt Türü Ulusal alan endekslerinde (TR Dizin, ULAKBİM) yayınlanan tam makale
Dergi Adı Amasya ilahiyat dergisi
Dergi ISSN 2667-7326
Dergi Tarandığı Indeksler İSAM, Ulakbim
Makale Dili Türkçe
Basım Tarihi 12-2019
Sayı 13
Sayfalar 9 / 49
DOI Numarası 10.18498/amailad.590763
Özet
Müslüman toplumlarının ihtiyaçları sonucunda ortaya çıkan ve zamanlamüesseseleşen fıkıh mezhepleri İslam dünyasında bin asrı aşan bir sürediruygulama sahası bulmuştur. Osmanlı Devleti de aynı geleneği devam ettirmişve şer’î hukuk sahasında Hanefî mezhebini esas almıştır.Tek mezhebe dayalı bu hukukun toplumun ihtiyaçlarına ve gelişme çizgisine neölçüde cevap verdiği, teori ile hayat arasında uyumu nasıl sağladığı, hukukihayatta istikrar ve adaletin temininde nasıl bir rol oynadığının anlaşılmasıhukuk tarihi açısından büyük önem arz etmektedir. Zamanın değişimini vegelişimini doğru yorumlayabilmek için buna ihtiyaç da vardır.Osmanlı fakihleri Hanefi mezhebinin en sahih görüşlerini uygulamaya çalışmışancak şartların değişmesi sonucu, ilgili görüşün maslahatı gerçekleştiremediğidurumlarda çeşitli arayışlara girmişlerdir. Mezhepteki hükmün yeterli olmadığıveya kamu vicdanını zedelediği bireylerle ilgili bazı meselelerde ise 944/1537tarihine kadar teşeffu‘yu önermişlerdir. Teşeffu’ hususu, o tarihte yayınlanan birfermanla uygulama bu yönde devam ederken, Diyâr-ı Rûm’da tamamenyasaklanmıştır.Teşeffu‘ Hanefi mezhebini iltizâm eden bir kimsenin bir meselede Şâfiî kavliyleamel etmesidir. Bu durumda kişi karşılaştığı meselenin çözümü için ya doğrudan Şâfiî hâkime ya da dolaylı olarak Hanefî hâkimin tayin ettiği Şâfiînaibe müracaat edecektir. Bu çalışmada öteden beri uygulama alanı bulmuş olanteşeffu‘ imkânının yasaklanma sebebleri araştırılmaktadır.
Anahtar Kelimeler