| Makale Türü | Özgün Makale |
| Makale Alt Türü | Diğer hakemli ulusal dergilerde yayınlanan tam makale |
| Dergi Adı | GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİİLAHİYAT FAKÜLTESİDERGİSİ |
| Dergi ISSN | 2147-8422 |
| Dergi Tarandığı Indeksler | sobiad, isam, asos, acar |
| Makale Dili | Türkçe |
| Basım Tarihi | 12-2017 |
| Cilt No | 5 |
| Sayı | 2 |
| Sayfalar | 115 / 134 |
| Özet |
| Küreselleşme, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel ve dinsel politikalarıyla, yeni bir dünya düzeni oluşturma iddiasını savunmaktadır. Küreselleşme tüm dünyayı etkisi altına almasına ve kültürel, siyasi, sosyal ve dini hayatın tüm yönlerini etkilemesine rağmen çok farklı boyutlarda gerçekleşen güçlü bir olgudur. Küreselleşmenin bir olgu olarak kökleri XVIII. yüzyıldaki endüstri devrimi sürecine kadar götürülebilir. Fakat küreselleşmenin büyük ölçüde varlığını hissettirmeye başladığı dönem, XX. yüzyılın ortalarıdır. Bu dönemde dünya, yeni bir döneme, iletişim-bilişim çağına girmiş; iletişim teknolojisi devrimi (telefon) ile bilişim teknolojisi devriminin (bilgisayar, internet, sosyal medya) küreselleşmede çok önemli etkisi olmuştur. Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişmeler adeta dünyayı küçük bir köy haline getirmiştir. Küreselleşmeyi tüm insanlık için büyük bir avantaj olarak kabul eden sosyal bilimciler olduğu gibi küreselleşme sürecini kaygı verici belirsizlikler çağı olarak değerlendirenlerin oranı da az değildir. Bu makalemizde küreselleşme ve din ilişkisini sosyolojik bir perspektiften ve sosyal bilimcilerin bakış açısına göre ortaya koymaya çalışacağız. |
| Anahtar Kelimeler |