| Bildiri Türü | Tebliğ/Bildiri |
| Bildiri Alt Türü | Tam Metin Olarak Yayınlanan Tebliğ (Uluslararası Kongre/Sempozyum) |
| Bildiri Niteliği | Alanında Hakemli Uluslararası Kongre/Sempozyum |
| Bildiri Dili | İngilizce |
| Kongre Adı | 1.Uluslararası Coğrafya Kongresi |
| Kongre Tarihi | 20-06-2019 / 22-06-2019 |
| Basıldığı Ülke | Türkiye |
| Basıldığı Şehir |
| Özet |
| Delta ve lagünler, içlerinde birçok biyosfer elemanını barındırdıkları gibi insanlar içinde hayati öneme sahip alanlardandır. Sulak alan ekosistemlerinin temel unsuru sudur. Kızılırmak Deltası da sulak alan bileşenlerinden tümünün bulunduğu zengin bir habitat çeşitliliğine sahiptir. Kızılırmak Deltası, Türkiye’nin üçüncü büyük, ülkemiz Karadeniz kıyı kuşağının ise ikinci büyük deltasıdır. 15 Nisan 1998 tarihinde Sulak Alanların Korunması (Ramsar) Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Yönetmeliği’ne tabidir. Unesco tarafından koruma altına alınmıştır. Ayrıca Kızılırmak Deltası’nın büyük bir kısmı Doğal Sit ilan edilmiştir Deltadaki lagün göllerinde yaygın balık türleri; Sazan, kefal, sudak ve kerevit (Tatlısu İstakoz’u) tir. Sulak alanlar birçok kuş türünün hayat alanı olurken, kuş gözlemciliğine de imkân sunmaktadır. Türkiye’de bugüne kadar 465 kuş türü tespit edilmiştir. Alanda 352 kuş türü gözlenmiştir. Türkiye doğal çekiciliklerinden olan lagünlerinden turizm açısından yararlanmaktadır. Sulak alanların çevresinde kamping, manzara seyretmek, fotoğraf çekmek, yürüyüş yapmak, avcılık, piknik yapmak, bisiklete binmek ve yabani hayatı gözlemlemek amacıyla kullanılan rekreasyon alanları bulunmaktadır. Bu alanlar eko turizm açısından da büyük bir potansiyele sahiptir. Son yıllarda ise sulak alanlar risk altındadır. Anahtar Kelimeler: Delta, Lagün, Sulak alan, Kızılırmak deltası, Turizm. |
| Anahtar Kelimeler |