| Makale Türü | Özgün Makale |
| Makale Alt Türü | Diğer hakemli ulusal dergilerde yayınlanan tam makale |
| Dergi Adı | Türklük Bilimi Araştırmaları |
| Dergi ISSN | 1300-7874 |
| Makale Dili | Türkçe |
| Basım Tarihi | 10-2003 |
| Sayı | 14 |
| Sayfalar | 187 / 218 |
| Makale Linki | http://www.tubar.com.tr/TUBAR20DOSYA/pdf/2003GUZ/t10.varolu20celal20-187-218.pdf |
| Özet |
| Haramlığı-helâlliği yüzyıllardır tartışılmış olmasına rağmen musikinin Osmanlı toplumunda tuttuğu büyük yeri inkâr etmek mümkün değildir. Kur'an-ı Kerim'de musiki konusunda olumlu ya da olumsuz ayet bulunmaz. Aksine, Peygamber’in, güzel ve faydalı olan her şeye ve bu arada müziğe olan tutumu, olumlu bir örnek teşkil eder. Hz. Peygamber, bir defasında “Habeşistan'dan gelen ve Medine'deki mescidin avlusunda mızraklarıyla gösteri yapan bir grup Habeşliyi Hz. Âişe ile birlikte seyretmiş ve bayramlarda ve düğünlerde çalgı çalınmasını istemiştir.” 1 Elbette bu düğünlerin,“İslâm’ın koyduğu yasakları ihlâl etmeyen bir biçimde yapıldığına hiç şüphe yoktur.” 2 Fakat tüm bunlara rağmen, radikal düşünen bazı din adamları, bazı ayetleri zorlamalarla tevil ederek müziğin haram olduğunu ispatlamaya çalışmışlarsa da, bu sanat, İslâm medeniyetinde tabiî gelişimini sürdürmüştür.Mutasavvıflar, müziğin haram olmadığını başka görüşlerle de savunmuşlardır. Bu görüşlerin en önemlilerinden biri de, cennete ilişkin tasvirlerde karşımıza çıkar. Bu betimlemelerde cennette müzik çalınacağı ve cennet ehlinin bununla eğleneceği vurgulanır. Hatta mutasavvıflar, görüşlerini daha da ileri götürerek sema meclislerinin cennetteki sema meclisinin yansıması olduğunu dile getirmişlerdir. Onlara göre,“cennet- |
| Anahtar Kelimeler |