Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/9-104 Esas, 2014/216 Karar ve 29.4.2014 Tarihli Kararı Çerçevesinde Türk Ceza Kanununun 85’inci Maddesinin İkinci Fıkrası Özelinde Ortaya Çıkan Hukuki Sorunların Değerlendirilmesi      
Yazarlar (1)
Dr. Öğr. Üyesi Sercan TOKDEMİR Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale
Makale Alt Türü Diğer hakemli ulusal dergilerde yayınlanan tam makale
Dergi Adı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi
Dergi ISSN 2146-0590
Dergi Tarandığı Indeksler Art Index (Art Research Database, EBSCO)
Makale Dili Türkçe
Basım Tarihi 06-2023
Cilt No 29
Sayı 1
Sayfalar 140 / 187
DOI Numarası 10.33433/maruhad.1279798
Makale Linki https://dergipark.org.tr/tr/pub/maruhad/issue/78197/1279798
Özet
Taksirle öldürme suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) md 85/2’de taksirli bir fiille birden fazla kişinin ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olan failin birinci fıkraya nazaran daha fazla ceza ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Doktrinde söz konusu hükmün hukuki niteliği tartışılmıştır. Yargıtay CGK, 2013/9-104 Esas, 2014/216 Karar ve 29.4.2014 tarihli kararda oy çokluğu ile TCK md 85/2’de bahsi geçen suçların (taksirle öldürme ve taksirle yaralama) neticelerinin ikiye bölünerek TCK md 22/6’daki şahsi cezasızlık sebebinin bunlardan yalnızca biri hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Aksi görüşte olan kurul üyeleri ise taksirli hareketi neticesinde eşinin ölümüne ve altı kişinin yaralanmasına neden olan failin taksirle öldürme suçu bakımından şahsi cezasızlık sebebinin uygulanarak cezalandırılmaması ve şikâyetin gerçekleştiği yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir. TCK md 85/2’de kanun koyucu bileşik suç benzeri bir duruma yer vermiştir. Hükümde bahsi geçen suçların yeniden bağımsız suç tipleri olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından hükmün bir bütün olarak uygulanması gerekir. Aksi yönde bir uygulama hem kanun koyucunun hükmü koyma amacına aykırı olur hem de adaletsiz sonuçların doğmasına neden olur. Bu nedenle şahsi cezasızlık sebebine ilişkin hükmün taksirle yaralama suçu bakımından şikâyet şartı gerçekleşmediğinden bahisle sadece taksirle öldürme bakımından uygulanmasının yerinde bir uygulama olmadığı düşüncesindeyiz. Çalışmada mezkûr karar tahlil edilerek karardaki ve doktrindeki tartışmalar ışığında TCK md 85/2’nin hukuki niteliğinin ortaya konulması ve bu bağlamda TCK md 85/2’nin taksirle işlenen suçlarda şahsi cezasızlık sebebi bakımından uygulanabilir olup olmadığı sorununun çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler