Alman Sanatçı Paul Hindemith’in Türk Müzik Yaşamının Düzenlenmesine Yönelik Çalışmaları
Yazarlar (1)
Doç. Dr. Saadet ALTAY Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (ESCI dergilerinde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi
Dergi ISSN 1305-1458 Wos Dergi Scopus Dergi
Dergi Tarandığı Indeksler ESCI-Thomson Reuters/Web of Science; SCOPUS-Elsevier; TÜBİTAK-ULAKBİM TR-DİZİN; EBSCO; ERIH PLUS; Historical Abstracts; Index Islamicus; Middle Eastern and Central Asian Studies; MLA (Modern Language Association) ve ProQuest
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 06-2022
Cilt / Sayı / Sayfa 18 / 35 / 425–458 DOI
Makale Linki https://ctad.hacettepe.edu.tr/#
Özet
ALTAY, Sadet, Alman Sanatçı Paul Hindemith’in Türk Müzik Yaşamının Düzenlenmesine Yönelik Çalışmaları, CTAD, Yıl 18, Sayı 35 (Bahar 2022), s. 425-457. Cumhuriyet’in ilanından sonra ulusal kültürü çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak amacıyla toplumsal her alanda köklü dönüşümler gerçekleştirilmeye başlanmış, bu süreçte hem müzik eğitimini hem de müzik kurumlarını yeniden yapılandırmak üzere harekete geçilmiştir. 1924’ten itibaren yetenekli Türk gençleri, Batı müziği eğitimi için yurt dışına gönderilmiş, aynı sene Ankara Musikî Muallim Mektebi açılmıştır. Dârülelhan’ın Doğu Musikîsi bölümü 1926 yılı sonunda kapatılarak okulun adı İstanbul Belediye Konservatuvarı olarak değiştirilmiştir. 1934 senesinde, Musikî Muallim Mektebi, Riyâset-i Cumhur Filarmonik Orkestrası, Temsil Şubesi aynı çatı altında toplanarak, Millî Musikî ve Temsil Akademisi kurulmuştur. Kültür Bakanlığı yetkilileri ve genç Türk müzisyenler, ulusal müziğe yön vermek ve bu konuda alınacak tedbirleri görüşmek üzere 26 Kasım 1934’te bir araya gelmiş, yapılan toplantılardan sonra Türkiye Devlet Musikî ve Tiyatro Akademisinin Ana Çizgileri adını taşıyan bir rapor hazırlanmış, Ankara Musikî Muallim Mektebinin Devlet Konservatuvarına dönüştürülmesine karar verilmiştir. Müzik alanında üretilen eserlere ve yeniden yapılanmaya yönelik tüm çabalara rağmen, yurt dışında eğitim alarak ülkeye dönen, yaşları 25-30 arasındaki gençlerle arzu edilen köklü değişimin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılınca, Almanya’nın önemli isimlerinden besteci Paul Hindemith davet edilmiştir. 1935-1937 seneleri arasında Türkiye’yi dört kez ziyaret eden Hindemith, üç rapor hazırlamıştır. Bu raporlarda Türk müzik hayatındaki sorunlardan, kurumsallaşma ve eğitim faaliyetlerinin nasıl olması gerektiğinden bahsetmiştir. 1936’da Ankara Devlet Konservatuvarının kuruluş aşamasında Hindemith’in raporları ve tavsiyeleri dikkate alınmıştır. Türk halk müziğini bir hazine olarak niteleyen ve çok sesli müzik çalışmalarında kaynak olarak tavsiye eden Alman uzmanın önerisiyle, Konservatuvar içerisinde bir Folklor Arşivi kurulmuştur. Müzik ve tiyatro alanında yetkin isimler, Hindemith’in teklifiyle Türkiye’ye gelmeye başlamış, süreç içerisinde verimli ve nitelikli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu olumlu gelişmelerin yanında olumsuz bazı durumlar da yaşanmıştır. Hindemith’in tavsiyesiyle Orkestra’da istihdam edilen yabancı müzisyenlerle Türk müzisyenler arasında yaşanan çatışmalar, çalışmaların aksamasına neden olmuştur. Ayrıca Konservatuvar, Alman uzmanın tavsiye ettiği tarihten önce açılmıştır. Türk besteciler, bireysellikten vazgeçmedikleri için ortak çalışmalar üretememiş, müşterek bir form ve üslup oluşturamamışlardır. Dolayısıyla toplum katında arzu edilen beğeniyi kazanamamışlardır. Sonuç olarak tüm gelişmeler değerlendirildiğinde, Paul Hindemith’in gerek kurumsallaşma çalışmalarında gerekse Türk müzik hayatındaki dönüşümün ilkelerinin belirlenmesi noktasında, önemli bir rol oynadığı inkâr edilemez bir gerçektir.
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları
Google Scholar 9

Paylaş