CUMHURİYET’İN İLK ON BEŞ YILINDA EBELİK EĞİTİMİNE VE MESLEĞİN DÖNÜŞÜMÜNE DAİR KISA BİR BAKIŞ (1923-1938)
Yazarlar (1)
Doç. Dr. Saadet ALTAY Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (Ulusal alan endekslerinde (TR Dizin, ULAKBİM) yayınlanan tam makale)
Dergi Adı Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi
Dergi ISSN 1300-0756
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 02-2018
Cilt / Sayı / Sayfa 17 / 35 / 167–217 DOI
Makale Linki https://dergipark.org.tr/tr/pub/cttad/issue/37028
Özet
Ebelik, dünyanın en eski mesleklerinden birisidir. Ebeler, günümüzde doğum öncesi, esnası ve sonrasında anneler ile yenidoğanlara gerekli bakımı sağlamakla yükümlü meslek mensuplarıdır. Bu nedenle sağlıklı toplum ve sağlıklı nesiller idealine ulaşmada kilit rolleri bulunmaktadır. Türkiye'de ebeler, 1842 senesinde formel eğitim almaya başladı. Çünkü bu dönemde Osmanlı bürokrat ve hekimleri anne ve bebek ölümlerinden geleneksel/mahallî ebeleri sorumlu tutulmaktaydı. Geleneksel ebeler kurslar aracılığıyla eğitilirse sorun çözülebilirdi. Ancak eğitim konusunda başarı sağlanamayınca, mevcut ebelere şahâdetname (diploma) verilmesi ve denetlenmesi uygun görüldü. Ebelik mesleğinin dönüşümünde önemli rol oynayan Dr. Besim Ömer Paşa tarafından 1892'de ülkenin ilk doğumevi (viladethane) açıldı. 1909'da ise Kadırga'da bir Ebelik Mektebi tesis edildi. Dr. Besim Ömer tarafından belirlenen şartlara göre bu okula sadece 30 yaşından küçük ve ilkokul mezunu kadınlar başvurabilecekti. Bahsi geçen koşulları sağlama imkânı olmayan geleneksel/mahallî ebeler, bu uygulama ile tamamen sistem dışına itildi. Ebelik mesleği bağımsız bir meslek olmaktan gittikçe uzaklaştı ve erkek hekimlerin denetimi altına girdi. Cumhuriyet döneminde de diplomalı ebe sayısını attırmaya yönelik birtakım girişimlerde bulunuldu ve İstanbul'daki mektebin haricinde elli kişilik Ebe Talebe Yurdu kuruldu. Numune Hastanelerinde ebelere yönelik kısa kurs programları düzenlendi. Ancak Cumhuriyet'in ilanının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen ebe sayısında hedeflenen artış gerçekleştirilemedi. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde sekseninin köylerde yaşadığı dikkate alınarak 1936 senesinde köy ebe mekteplerinin açılmasına karar verildi. Böylelikle köylerde istihdam edilmek üzere köy ebesi yetiştirilmeye başlandı. Lakin Cumhuriyet'in on beşinci yılının sonuna gelindiğinde ebelik eğitiminin niteliğini iyileştirme ve ebe sayısını arttırma konusunda istenilen hedefe ulaşılamadı. Ayrıca Osmanlı'da olduğu gibi Cumhuriyet'in ilk on beş yılına da erkek egemen tıp anlayışı damgasını vurduğundan, ebelik mesleği özerk bir meslek olarak gelişemedi
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları
Google Scholar 22
Google Scholar 1

Paylaş