Ruh sağlığı ve çocuk korumanın kesişiminde Türkiye’de bir olayın anatomisi: Sosyal hizmet perspektifinden bir medya içerik analizi
Yazarlar (2)
Prof. Dr. Tarık Tuncay Hacettepe Üniversitesi, Türkiye
Arş. Gör. Özlem GÖZEN Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (SSCI, AHCI, SCI, SCI-Exp dergilerinde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı International Journal of Eurasia Social Sciences (Q2)
Dergi ISSN 0020-7640 Wos Dergi Scopus Dergi
Dergi Tarandığı Indeksler TR DİZİN
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 12-2025
Cilt / Sayı / Sayfa 16 / 62 / 1965–1988 DOI 10.70736/ijoess.618
Makale Linki 10.70736/ijoess.618
UAK Araştırma Alanları
Klinik Sosyal Hizmet
Özet
Ruh sağlığı, biyolojik, sosyal ve kültürel faktörlerin etkileşimiyle şekillenen, günlük yaşamda işlevselliğin sürdürebilmesini sağlayan kritik bir unsurdur. Türkiye’de ruhsal hastalıkların yaygınlığı %20 civarında olup, ruhsal hastalığı olan ebeveynlerin çocukları çeşitli risklerle karşı karşıya kalabilmektedir. Ruh sağlığı ve çocuk koruma sistemleri arasındaki etkileşim ve medyanın olayları çerçeveleme biçimi, kamuoyu algısını ve politika süreçlerini etkilemektedir. Bu çalışma, 10 Şubat 2025’te Ankara’da meydana gelen ve geniş yankı uyandıran bir olayın medya haberlerinde nasıl çerçevelendiğini analiz etmektedir. Şizofreni tanılı bir annenin üç çocuğuna fiziksel şiddet uygulaması ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi olayına odaklanan çalışmada, Türkiye’de en çok takip edilen 13 haber sitesindeki haberler incelenmiştir. Çalışma, nitel içerik analizi yöntemiyle tasarlanmış olup, haberler Çerçeveleme Kuramı temel alınarak analiz edilmiştir. Haberler dil kullanımı, damgalama unsurları, etik ihlaller ve çözüm önerileri açısından değerlendirilmiştir. Sonuçlar, medyanın olayı bireysel bir trajedi olarak sunduğunu, sansasyonel bir dil kullandığını göstermektedir. Haberlerde kullanılan ifadeler damgalamayı artırmıştır. Mahremiyete saygı gösterilmemiş, sistemsel sorunlar göz ardı edilmiştir. Uzman görüşleri ve çözüm odaklı yaklaşımlar yerine duygusal tepkiler öne çıkarılmıştır. Sorumlu haberciliği teşvik etmek için etik gazetecilik rehberleri oluşturulmalı, mahremiyet korunmalı ve sansasyonel dilden kaçınılmalıdır. Medya, ruh sağlığı ve sosyal hizmet uzmanlarıyla iş birliği yaparak toplumun farkındalığını artırmalı, damgalamayı önlemeli ve ruh sağlığı ile çocuk koruma hizmetlerine erişimi desteklemelidir.
Anahtar Kelimeler
ruh sağlığı | damgalama | çocuk koruma | medya içerik analizi