HÂL TERCÜMESİ’NDEN HAREKETLE GILMAN KERİMÎ’NİN EĞİTİMCİ YÖNÜ
 
Yazarlar (1)
Prof. Dr. Cihan ÇAKMAK Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Türkiye
Makale Türü Açık Erişim Özgün Makale (MLA dergilerinde yayınlanan tam makale)
Dergi Adı ULUSLARARASI TÜRK LEHÇE ARAŞTIRMALARI DERGİSİ (TÜRKLAD)
Dergi ISSN 2587-1293
Dergi Tarandığı Indeksler MLA, BASE, INDEX COPERNICUS INTERNATIONAL, DRJI, ESJI, Academic Resource Index (ResearchBib), OpenAIRE, SOBIAD, İSAM, ASOS, SIS (Scientific Indexing Services), CiteFactor, DOAJ
Makale Dili Türkçe Basım Tarihi 06-2023
Cilt / Sayı / Sayfa 7 / 1 / 67–76 DOI 10.30563/turklad.1246902
Makale Linki https://doi.org/10.30563/turklad.1246902
Özet
Hayatın her alanında yeniliği savunan ve “ceditçiler” olarak adlandırılan aydınlar grubu çocuklara hiçbir faydası olmayan okulların çağın gereklerine uyarlanması şeklinde yola çıkmışlardır. Tabi ki her yenilik karşısında yüzyıllardır süre gelen gelenekçi anlayışa sahip zümreler tarafından tepkiyi de beraberinde getiriyordu. Tüm Türk dünyasında görüldüğü gibi Avrupa’nın kuzeyindeki İdil Ural coğrafyasında da bu yenilik hareketleri hızlı bir şekilde karşılık buluyordu. İsmail Gaspıralı’nın faaliyetlerinden ve açtığı modern okullardan cesaret alan bu aydın zümre onun liderliğinde söz konusu faaliyetleri kendi coğrafyalarında da uygulamaya koymuşlardır.
Kız çocuklarının okumasının dahi yasak olduğu ve karma eğitimin toplum yapısına uygun olmadığı, yabancı dil öğrenmenin, yani Rusça öğrenilmesinin kâfirlik alameti olarak görüldüğü bu eğitim anlayışında dinî ağırlıklı bir eğitim veriliyordu. Ancak Kur’an-ı Kerim’in merkeze alındığı bu eğitim anlayışında çocuklar 10-15 yıl Arapça, Farsça ve dinî bir eğitim aldıklarından okuma yazmanın ötesine geçemiyorlar, müspet bilimlerden ise hiç haberdar olmuyorlardı. Tüm bu yaklaşımların doğal bir sonucu olarak son derece işlevsiz, amaçsız ve yarar sağlamayan bir eğitim anlayışının hüküm sürdüğü bu metot karşısında bir çıkış yolu bulmaya çalışan aydın zümre çareyi Gaspıralı’nın açtığı ve başarılı bir şekilde uygulamaya koyduğu yeni öğretim metodunu benimsemekte buluyordu.
Bu çalışmada, Gılman Kerimî’nin oğlu ve Modern Tatar Edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen, gazeteci, eğitimci, yazar ve siyasetçi Fatih Kerimî’nin babasının vefatı üzerine kaleme aldığı Hâl Tercümesi’nden hareketle eğitime dair görüşlerine yer verilmeye çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler
BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Atıf Sayıları
HÂL TERCÜMESİ’NDEN HAREKETLE GILMAN KERİMÎ’NİN EĞİTİMCİ YÖNÜ

Paylaş